Burun Estetiği Üzerine Medikal Turizm

HİNDİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE BURUN ESTETİĞİ

Türkiye’nin en çok yaptırılan estetik cerrahi uygulama kuşkusuz burun estetiğidir. Bu kadar çok talep olmasının nedenini ise yaşadığımız topraklara özgü burun yapısında aramak gerekir. Coğrafyamızda yaşayan insanların burun yapısı oldukça karışık diye bir tabir kullansak yerindedir. Yüzümüzle uyumu konusunda oldukça sıkıntılı ve değişik yapılardadır.

İşte bu nedenle burnumuz vücudumuzun en beğenmediğimiz organıdır. Ondan hep şikayet ederiz. Aynanın karşısında belki de en çok burnumuza dikkat ederiz, inceleriz. Aslında çok da haksız değiliz burnumuza karşı olan hassasiyetimizde. Çünkü burnumuz yüzümüzün tam ortasına oturmaktadır. Yüz ifademiz ve güzelliğimizi ortaya çıkaracak ya da gölgeleyecek role sahiptir. Yüz yüze iletişimde en dikkatimiz çoğu zaman karşımızdaki kişinin burnu olur. İster istemez dikkatimiz burna yoğunlaşır. Güzel bir burun şekline sahip olmak psikolojik açıdan kişinin kendini iyi hissetmesini sağladığı gibi, özgüvenini, özel ve sosyal yaşamını da kesinlikle olumlu etkileyecektir. Güzel bir burun yüz güzelliğinin de anahtarıdır.

Beden ve yüz güzelliğinin özel ve sosyal yaşamda ön plana çıktığı günümüzde burun estetiği de popüler hale geldi ve burun estetiği ameliyatları da son yıllarda yükselen bir grafik gösterdi. Bununla birlikte kişiye özel burun estetiği modellemesi doğdu. 30 yıl önceki küçültülen ve nokta haline getirilen burun formlarından bugün her yüz modeline özgü burun yapılarının ortaya çıkarıldığı estetik burun modellemelerine gelindi.

Bugün başta kadınlar olmak üzere birçok insan, güzel bir yüze sahip olmak için güzel bir burun görünümüne kavuşmak istiyor. Hayatımızda bu kadar önemli olan burun estetiği ameliyatının nasıl ortaya çıktığı, tarihi hakkında çok fazla bilgi sahibi değiliz. Bu kadar popüler olan burun estetiğinin tarihine birlikte göz atalım:

İLK BURUN ESTETİĞİ

Modern fasiyal plastik cerrahinin babası olarak kabul edilen Dr. Jacgues Joseph tarafından hayati bir ihtiyacı gidermek amacıyla Avrupa’da yapılan burun ameliyatları ilk burun estetiği operasyonları olarak kabul edilir. Peki Dr. Joseph ilk burun estetiği ameliyatlarını neden yapmıştır. Karekteristik burun şekilleri olan Musevilerin burnunu değiştirerek Nazilerden korumak için ilk burun estetiği yapılmıştır.

BURUN ESTETİĞİNİN BAŞLANGICI BURUN TAMİRİ


Burun estetiğinin başlangıcı burun tamirine uzanmaktadır. Burun tamiri ilk olarak Hindistan’da yapılıyordu. İngilizlerin bu coğrafyayı işgaliyle birlikte bir İngiliz doktoru tarafından bu uygulama İngiltere’ye getirilerek burada yapılmaya başlanıyor. Bu ameliyatlar estetik değil, tamir maksadıyla yapılıyordu. 1. Dünya Savaşı’nda burunları hasar gören insanların burnunu düzeltmek için yapılan burun tamiri 2. Dünya Savaşı’nda Nazilerden Musevileri korumak için burun estetiğine dönüştü.

TÜRKİYE’DE İLK BURUN ESTETİĞİ

Bugün, güzel ve sağlıklı bir burun için yaptırılan ameliyatın ilk kez yapılma amacı hayat kurtarmaktı. Türkiye ne zaman tanıştı burun estetiği ameliyatıyla? 40 yıl önce yurt dışına giden doktorlarımız Türkiye’ye ilk plastik cerrahi tecrübesini kazandırdı. 70’li yıllarda ilk burun estetiği yapıldı. Maddi açıdan kolay ulaşılabilen bir operasyon değildi. O zamanın sosyete sınıfı, yeşilçam dünyasının yıldızlarının yaptırabildiği, tercih ettiği bir operasyondu burun estetiği. Burun estetiği uygulaması o yıllarda bir statü, ayrıcalık sembolü olarak algılanıyordu.

Burunlar küçültülür ve nokta burun şekline getirilirdi. Nokta gibi burnu var, sözü güzel burunu anlatmak için kullanılırdı. O zamanlar burun estetiği burnu küçültmek olarak algılanıyor ve uygulanıyordu. Küçük ve güzel buruna sahip olmak bu operasyonun tek amacıydı. Hangi yüz şekli olursa olsun küçük buruna sahip olmak revaçtaydı. O dönemde burun estetiği yöntemleriyle yapılabilecekler de sınırlıydı. Kapalı yöntem uygulanıyordu. Küçük burun şeklinin ortaya çıkmasında bu yöntemin de etkisi olmuştur.

REVİZYON AMELİYAT İMKÂNI YOKTU

Burun estetiği yapılırken, oranlar çok dikkate alınmazdı. Hastada doğal görünsün kaygısı ya da talebi, beklentisi yoktu. Kapalı burun ameliyatı tekniği her hastaya, her burun yapısına uygulanırdı. Burun küçültülürken, eğrilikler çoğunlukla tedavi edilmez, sağlıklı nefes alma sorunlarına genellikle dikkat edilmezdi. Küçük burun estetiği sonrasında burun deliklerinin belirginleşmesi önemsenmiyordu. Burun ucu düşmesi ortaya çıkabiliyordu. Belirttiğimiz gibi, amaç yalnızca küçük bir buruna sahip olmaktı. Eğer hasta estetik ameliyat sonucundan memnun kalmazsa ikinci bir ameliyat, yani revizyon ameliyat imkânı yoktu.

90’LI YILLARDA DOĞAL BURUN ESTETİĞİNE İLK ADIM

Burun estetiğindeki değişim 90’lı yıllarda başladı. Köklü değişiklikler yaşandı bu yıllarda. Ameliyat teknikleri gelişti, hastaların beklentileri, hassasiyeti arttı. Ayrıca burun estetiği yapan estetik cerrahi uzmanlarının sayısında ve tecrübesinde de artış kaydedildi. Diğer yandan maliyet açısından üst sınıfın değil, orta sınıftaki insanların da alabileceği bir güzelleşme ve gençleşme aracı olarak değerlendirildi. Bu yıllarda burun küçültme ameliyatından vazgeçildi. Burnun yüzle estetik uyumu, ideal ölçüleri dikkate alınarak burun estetiği ameliyatları yapılmaya başlandı. Burundaki fazlalıklar ya da azlıklar ortadan kaldırılırken, daha önce yapılmayan burun eğriliği de tedavi edilmeye başlandı. Nefes kanallarına dikkat edildi. Ameliyat sonrası sağlıklı nefes alan burun yapıları ortaya çıkarıldı.

BURUN ESTETİĞİ PATLAMASI 2000’LERDE BAŞLADI

Talep patlaması 2000’li yılların başında gerçekleşti. Açık burun estetiği ameliyat tekniğinin de kullanılmaya başlamasıyla kişinin beklentisi doğrultusunda, onları mutlu eden burun şekilleri yüze özgü planlama sonucunda ortaya çıkmaya başladı. Burun ameliyatım olduğu anlaşılmasın temel fikrinden yola çıkarak sonuca odaklı hasta istekleri ön plana çıktı. Kemikli, kemerli, geniş ya da uzun, eğri burun yapısından kurtulmak isteyen kişiler yüzlerine özel, daha güzel bir burun şekline sahip olmaya başladılar.

AÇIK BURUN AMELİYATI TEKNİĞİ

Doğal burun estetiğine imkân veren teknik açık burun ameliyatı tekniğidir. Burunda, travma, kaza, çarpma, darbe ya da doğuştan gelen eğrilikler bu yöntemle giderilebilmekte, hava kanallarındaki eğrilik ve darlıklar düzeltilmekte, küçük burunlar vücudun kulak ve kaburga bölgelerinden alınan kaburgaların nakliyle düzeltilebilmektedir. Sonuçlar kalıcı olmaktadır. Tüm dünyada benimsenen ve uygulanan yapısal burun estetiğiyle doğal sonuçlara ulaşılmaktadır artık. Burun estetiğindeki amaç hem estetik açıdan ideal ölçülere sahip, yüzle uyumlu doğal görünün, hem de fonksiyonel, yani nefes alabilen burun oluşturmaktır.

Burun estetiğinde bugün uygulanan açık ameliyat yöntemi ile hastaların kaygısı ve korkusu da minimuma indirilmiştir. Burun estetiğim anlaşılır mı kaygısı, özenle yapılmış bir ameliyattan sonra ortadan kalkmaktadır. Hastanın konforunu bozan tampon uygulaması artık yavaş yavaş ortadan kalkmakta ve çok ihtiyaç duyulmadığı takdirde uygulanmamaktadır. Kırılarak yapılan burun estetiği uygulaması artık neredeyse hiç yapılmamaktadır. 20’li yaşlardan itibaren yaptırılan burun estetiği artık günümüzde ileri yaşlarda da, risk minimuma indirilerek yapılabilmektedir. Ameliyat sonrasındaki iyileşme süresi ve hasta konforu şu ana kadarki en üst seviyeye ulaştı. Morluklar ve şişlikler iyileşmenin ilk evresinde kaybolmakta, hasta çok kısa sürede sosyal hayata ve iş hayatına dönebilmektedir. Burun estetiği sonrası ilerde görülebilecek burun ucu düşmesi olayı da ortadan kalktı.

Güzelliğiyle ön plana çıkan kadınların tercihi olan burun estetiği, modern yaşamda artık erkeklerin de tercih ettiği bir estetik ihtiyaç haline geldi. Özellikle 20 ile 40 yaş arasındaki erkeklerin daha çok tercih ettiği burun estetiği ameliyatı, özellikle çalışan erkeklerde daha etkileyici bir imaj açısından avantajlar getirmektedir. Ancak erkekler, kadınlara göre burun estetiğinde daha dikkatli ve hassas davranıyorlar diyebiliriz. Erkeksi yüz ifadesini koruyan bir burun istiyorlar. Haklılar da. Çünkü erkek yüzünde ucu fazlaca kalkık kadınsı bir burun her şeyi mahvedebiliyor. İkinci bir burun estetiği operasyonu gerekebiliyor.